RSS
12 Temmuz 2008 | crazy_costa | 1 Yorum Var
Bu Yazıyı Yazdır

Porselen Kedim Olmadan…

*Hem daha önce yazdığım “Eşya Bağımlılığı” yazısıyla hem de tatile çıkan Ali’nin şu anki tatil havasıyla (:P) uygun bir Gülse Birsel yazısı. Buyurunuz efenim:

 

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği’nde Milan Kundera, Sabina karakterine şöyle dedirtir: “Yerlere, insanlara ve eşyalara çok bağlanmamaya çalışıyorum.”

Bunu dedikten kısa bir süre sonra, Çekoslovakya, Rus işgaliyle karşı karşıya kalır ve Sabina arabasına atlayıp, eşyalarını geride bırakarak alelacele İsviçre’ye taşınır. Haklı çıkmıştır…

         Zorunlulukları bir yana bırakın, tatiller, maceralar, “gezginlikler” için önemi nedir eşyaların?

         Dergilerin kral konularındandır: “Tatile giderken yanınıza ne alırsınız?”

         Kimi insan sayar:Oyuncak ayım, yastığım, tütsülerim, annemin hediyesi vazom, porselen kedi biblom, şuyum, buyum…

         Nedir bu göçebelik korkusu?

         Eğer amaç evden uzaklaşmaksa niye gittiğin yere evi götürürsün ki? O zaman otur oturduğun yerde!

         Ben otel odalarına, o odalardaki geçicilik hissine bayılırım.

         “Al,” derler,küçük sabunlar, küçük şampuanlar, kısa zaman için ihtiyacın olacak şeyler. İşte bu haftanın şehir rehberi, sonrasını, hâlâ burada olursan gelecek hafta düşünürüz.”

         Göç duygusu çok ferahlatıcıdır. Ucu açıktır. Özgürlüktür.

 

 

Künye: Birsel, Gülse. “Gayet Ciddiyim.” 33. Baskı: Ocak 2007. Epsilon Yayıncılık: İstanbul

Kategori: Öylesine

Etiketler:

Yazar Hakkında: Ege Üniversitesi / İngiliz Dili Ve Edebiyatı İlgi Alanlarım: Siyaset, tarih, edebiyat, felsefe, sosyoloji, psikoloji Özel İlgi Alanım: Edebiyat Eleştirileri, Dinler Tarihi, Sosyo-Psiko İncelemeler

RSSYorumlar: 1  |  Bu Yazıya Yorum Yazın  |  Trackback URL

  1. Blogunuzu takip ediyorum ve yazılarınızı çok beğenerek okuyorum.
    Başarılar diliyorum.

RSSBu Yazıya Yorum Yazın  |  Trackback URL