Ben “beni” gördüm,ben “beni” görünce kahroldum.”Ben” ben deÄŸil gibiydi..
Geçenlerde yolda beni gördüm.O kadar kötü olmuÅŸ ki…Eski ben kalmamış..Hayata umutla bakan,hayatı seven,hayatı hakkıyla yaÅŸayan ben bitmiÅŸ artık..İlk baÅŸta beni bile tanımadı ben.KuÅŸkucu gözlerle baktı.Gülümsedim,ÅŸaşırdı..Yanına gittim…
-Nasılsın?
(Cevap yok)
-Uzun zamandır görünmüyordun..Nerelerdeydin?
(Kendi benliğini kaybetmiş,şaşkın,kuşkucu,korkak gözlerle baktı)
-Uzun zamandır görüşemiyoruz,biraz oturalım mı bir yerlerde?
(Konuşmadan gözleriyle evet dedi)
(Sahilde ufak bir çay bahçesine götürdüm beni,yol boyunca konuşmadı sadece yerlerdeki taşlara baktı..)
-Şöyle oturalım..
(Bahçenin en uzak köşesini seçtim,gerçi kimse yoktu benden başka..2 çay söyledim,biri şekersiz,biliyorum ben şeker kullanmazdı..)
-Seni gördüğüme çok sevindim,e e neler yaptın bunca zaman?
(Ben şöyle beni bir süzdü ve iyot kokan,martıların birbirleriyle aşıkların attığı ekmekleri kapıştığı denizin ufkuna doğru baktı..Gözünde bir damla yaş..)
-Neden susuyorsun? Ne oldu sana? Banada mı anlatmıyacaksın?
(Elleri titriyordu,bir sigara yaktı..Eskiden olduğu gibi tutmadı bana da)
-Bir tane de bana verirmisin?
(Sigaram vardı sadece ortam yapmaya çalışıyordum.Sadece paketi önüme doğru sürdü bana bakmadan.)
-SaÄŸol..
(Sigarayı içine önceden hiç çekmediği gibi çekiyordu..Elleri titriyordu..Saçları karma karışık sakalıyla dans ediyordu..)
-Neden böyle yapıyorsun? Ben senin en iyi dostun değilmiydim? Nerelere kayboldun? Neden bana haber vermedin?
(Elinde sigara hafif hafif sallanmaya başladı.Gözünden akan damlanın yarattığı iz kurumuştu ama hala fark edilebiliyordu.Derin bir nefes aldı..)
-Açmısın? Ben kahvaltı yapamadım daha.(çaycıya seslenerek) Ustaa bize 2 simit!
(Döndü ve ben istemiyorum dedi yine gözleriyle)
-Usta simitler bir oldu!!
(Çaylar geldi..Simitte..)
-Buranın çayı çok güzel..Her sabah burada biraz otururum.Sahil en güzel buradan görülür..
(Çayını aldı ve bir yudum çekti,yerine koydu..)
-Hayat isteÄŸin gibi gitmiyor galiba..
(Ben bana doğru döndü ağzını açtı..Derin bir nefes alarak masaya doğru başını eğdi.)
-Sen çok değişmişsin..Eskiden böyle değildin sen.Başına ne geldi? Seni bu hala ne getirdi?
(Ses tonumu yükseltmiş kızmaya başlamıştım fakat sanki kendi kendime konuşuyordum.)
-Susucak mısın?
(Ne yapsam işe yaramıyordu)
-Sen..
(Elini bana doğru kaldırdı ve eliyle lütfen devam etme dedi..Ayağa kalktı..Cebini karıştırdı masaya bir kaç milyon para bıraktı ve bana bakmadan döndü arkasını, bahçeden çıktı ve sahil boyunca yürümeye başladı.Ayağa kalktım peşinden gittim ama bahçe çıkışında durdum.Sallana sallana yürüyordu, ellerini yüzüne sürüyordu..Ağlıyordu..Ağlıyordum..Gözden kaybolana kadar arkasından baktım ve kısık bir sesle)
-Güle güle dostum..
(Dedim).
GRS
30 Kasım 2008 | 22:28
Ah.. Süper yazı dostum. Etkileyici ve dramatik
Ama unutma dediğim gibi, umutları kendimiz yaratırız. Her ne olursa olsun, insan gene kendisinin en iyi dostudur.. Umarım, tüm istediklerin gerçekleşir. Umarım, şu hayat denen garip yolda, dilediklerinle beraber son noktayı koyarsın.
04 Aralık 2008 | 18:49
umarım dilediklerimizle birlikte yaÅŸayabiliriz… yorumun için teÅŸekkür ederim