Ben Hastahaneleri Seviyorum Ama…

Hastahaneler beni sevmiyor sanırım. Hep başıma gelen hastahane facialarından sonuncusunu yaşadım bugün.
Üzerinize afiyet böbreklerimi üşütmüşüm efem. Böbrek sancısı çekenler bilir, rezalettir. Hemen kalktım hastahaneye gittim, ki zaten Ege Üniversitesi Hastahanesi yurdumun hemen önünde. Günlerden pazar olması şansızlığımın ilk noktasıydı. Poliklinikler açık değildi ve acil servis tahmin edebileceğiniz gibi dopdoluydu.
Hasta kabul kısmında girişimi yapmadılar, sağolsunlar. Ben öğrenciymişim, beni alırlarmış diğer hastaların tedavisi bitince. E ben öleyim mi o arada öğrenciyim diye?! Zaten sancıdan duramıyorum, zorla adımı bir köşeye yazdırdım ve beni anons etmelerini bekledim.
Beklerken de bir sürü insanı gözlüyorsun zaten. Çoğunun durumuna fena halde üzüldüm. Ayrıca, şansa bakın ki hasta yakınlarının cenazelerini aldığı yer ile acil servis yan yana. Bu yüzden ben beklerken (Tam 3 saat 36 dk bekledim) bir sürü cenaze çıktı, ağlayan hasta yakınları mı dersiniz, şok geçirenler mi dersiniz. Gerçekten çok üzücü bir tabloydu.
Tabii insanları gözle gözle nereye kadar? Bu arada ben de ağrıdan ölüyorum tabii. Ve acı gerçek olarak farkettiğim şey de şu ki; benden sonra gelenler bile alındılar ürolojiye. Tek tek anons yapılıyor, millet tedavi oluyor filan. Ne güzel… de… ben n’olacağım? Bir kaç kere hasta kabul masasına tekrar gittim, boş yer yok seni nasıl alalım diyip başlarından savdılar. E o kadar hasta nerede tedavi oluyor? Artı, yataklı hasta değilim ki. En fazla 5 dk muayene edip, ilaç yazacaksınız. Çok acil durumda serum takılır, o da belki.
Bu arada saatime baktım ki, 3 saatimi hastahanede harcamışım. Yarım saat daha bekleyeyim dedim. O süre içinde de çağırmadılar. Sonuncu kez kalktım oradaki adama; “Bakın, beni 5-10 dk içinde alabilir misiniz, kesin bir cevap verin lütfen” dedim. Alamayız dedi. Almazsan alma beee şeklinde homurdandıktan sonra çıktım hastahaneden. 3.5 saat bekle bekle, sonuç sıfıra sıfır olsun. Sinirlerim de yay gibi gerildi.
Pazar olması sebebiyle bir süre de nöbetçi eczane aradım. O da teee manavkuyuda çıktı. (Otobüsle 30 dk filan) Gittim meramımı anlattım, bir iğne yapıverdiler. Sancı mancı kesildi. Bilsem baştan eczaneye giderdim ya! Tabii eczacı “bu iğneye bakma, sen doktora bir daha görünüver” dedi ama çok acil bir durum olmadıkça bir daha o hastahaneye adım atmam.
Bu da böyle bir anımdır. Herkese selam bu arada uzun bir aradan sonra.


MonteCito | 23 Kas 2008 15:42 | Cevap Ver
büyük geçmiş olsun..
tıp fakültesi öğrenci için tam bir kabus.. geçen yıl ben de 2 gün gittim sıra bekledim ama ne mümkün.. mediko güzeldi eskiden şimdi orada da doktor kalmadı.. sana tavsiyem eğer ssk varsa hiç uğraşma egeyle falan bornova migrostan yukarı çıkarken solda yedigün mü yedi yıl mı hatırlayamadım bir tıp merkezi var.. şansını orada dene
Deniz | 23 Kas 2008 17:56 | Cevap Ver
Geçmiş olsun , ben hastenelerin kokusunu bile sevmiyorum , allah kimseye hastane yolu göstermesin
crazy_costa | 24 Kas 2008 00:08 | Cevap Ver
MonteCito; zaten şu anda iğne hâlâ etkili, acı hissetmiyorum ama yarın hissedersem, ilk işim polikliniğe gitmek olacak, ege ünv hastanesine değil.
deniz; teşekkür ederim geçmiş olsun dileğin için. gerçekten hiç hoş değil hastaneler, hele o cenaze kabul bölümü… :/
Berkan | 26 Kas 2008 20:30 | Cevap Ver
Geçmiş olsun, böyle şeyler yaşa ki çocuklarına anlatıcak anın olur.Neyse aynı şekilde ben Türkiye İş Bankasında bekledim.Bekletmek güzelde beklemek çok zor.
sesebian | 27 Kas 2008 23:03 | Cevap Ver
Eczanelerin enjeksiyon yapmaları yasaktır. Böyle durumlarda Alo 184 arayarak ilgili sıkıntıyı aktarabilirsiniz. Geçmiş olsun..
Alisko | 27 Kas 2008 23:09 | Cevap Ver
@sesebian: ben de yorum olarak belirtecektim çiğdeme ama unutttum. bir eczacı çocuğu olarak
adonis | 28 Kas 2008 23:54 | Cevap Ver
Bu çile bitmez bizim memlekette. Geçmiş olsun…
crazy_costa | 7 Ara 2008 04:23 | Cevap Ver
valla yasak masak, o an için ölsem daha mı iyi olurdu? eczacı teyzeme teşekkürler, öptüm onu buradan kucak dolusu şap şup