RSS
04 Kasım 2008 | ariesman | 1 Yorum Var
Bu Yazıyı Yazdır

Artık kısa cümleler kurmak…

Yaşadığım yaklaşık 20 yılı aşkın zamandır (o kadar oldu mu hakikaten=/ olmuş ya=D ), bir çeyrek asırı devirmeye az kalmışken hayatıma göz gedirdim bir an. Bunda hiç umulmadık zamanda gelen umulmadık iletiler, rastlantılar, haberler  ve insanlar etkili oldu diyebilirim. Ne kadar oldular oranlayamam ama oldular. Bir anda kendi muhasebemi yaparken buldum kendimi, tabi vize öncesi yaptığım ders çalışmalarımdan arta kalan zamanlarda. :)

Gördüm ki insanlarla bol bol konuşmuşum, onlara en zor zamanlarında koşmuşum, bol bol onları da dinlemişim. Hatta konuştuğumdan fazla dinlediklerim de var. Elimde kalana baktım, pragmatist olarak değil sadece bi reailte olarak. Hayatımın birtakım dönüm noktalarında edindiğim az ama öz ne kadar dostum olduğunu gördüm. Gerçekten yanımdalar hala. Bu arada yediğim darbeleri, bunu yapanları da anımsadım bir anda. Kin gütmediğimi fakat kırgın olduğumu, artık onlara karşı eylemsizleştiğimi fark ettim. Geçenlerde birisi de bu eylemsizliğimden yakınıp ona işkence yaptığımı düşündüğü bir ikinci ileti de atmış. Eylemsizlik ya da hareketsizlik ile işkence yapabilmek zor zanaatir ki beni aşar, zaten öyle taraklar da da bezim olmaz ki. Bu sadece ona ve beni kırmasına olan tepkimden ibaret. Eğer okuyorsa buradan anlasın. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az. :)

Biri de gelmiş eksik gedik duyduğunu bana dolaylı yoldan yani araya aracı koyarak imalarda bulunuyor. Halbuki duyduğu hem eksik hem alakasız. Beni bir dinle ki ondan sonra yargıla. Yargısız infaz olur mu? İdam mahkumlarına bile son isteği sorulurmuş eskiden, adet yerini bulsun diye. Yok olur mu? Çaaat, iddianame çaat yargılama çaat hüküm. E eline ne geçti arkadaşım? Arkadaşım diyorum aramızdaki hukuku bozmaya niyetim olmadığından. Beni tanıyorsan, beni bir dinle bir düşün bir tart dediklerimi ondan sonra tepkini koy işte. Üçüncü şahıstan alınan her bilgide bir noksanlık mümkündür. Beni üçüncü şahıslardan aldıklarında yargılıyorsan, sana muhakemende ve yalnızlığında başarılar dilerim.

Daha niceleri var anlatacağımın da bunlar sadece iki örnekti. Maşallah tanıdığım insanlardan neler çekiyormuşum neler. Hoş bu satırları okuyan ve değerlendirenlerin de ne çektikleri var kim bilir… Bugün benim patlama günüm oldu o ayrı. Vizelerimin yaklaşmasının verdiği etki de var stress olmamda. Olsun, insan yazdıkça, anlattıkça, paylaştıkça hem rahatlıyor hem daha rahat düşünebiliyor konunun üzerinde. Babamın bir matematik hocası “Sağlamasını yapmadan hiçbir işlem yapmayın, zihine de her zaman güvenmeyin, kağıt kullanın.” diyerek sık sık uyarırmış. Sanırım dertleşmek de bir tür “sağlama yapma işlemi” gibi. Sağlamamı kısmen yaptım, rahatladım.

Bu satırları okuma zahmetine katlananlara teşekkür ediyorum. Mutluluk vaad eden bir yazı değil, hele ki şu kriz günlerinde… Olsun, Çetin Altan’a bakacak olursak “Enseyi karartmayalım” değil mi? :)

Bu arada artık kısa cümleler kurmaya karar verdim. Ne kadar uygulayabilirim bilmiyorum. Uygulayamasam da verdiğim bir karar olarak yer edecek. Cümle kuruyorum ya ben ona bakarım, çünkü bunu yapamayan o kadar çok insan var ki…

Kategori: Öylesine

Yazar Hakkında: Türkiye'de yaşıyor. Üniversite öğrencisi.

RSSYorumlar: 1  |  Bu Yazıya Yorum Yazın  |  Trackback URL

  1. Hayatıma giren herkese yaşanmış her şeye teşekkürler büyüyorum sizinle ;)

RSSBu Yazıya Yorum Yazın  |  Trackback URL