Ağustos, 2007 için Arşiv

Efenim sizlerle çoğu üye olduğum forumda vs vs. yerde kullandığım imzamı paylaşmak istiyorum. Görenler çok beğeniyor. Bu Bir Alisko Yapımıdır :)

Bu İmza Yapılırken Hiç Bir Jelibona Zarar Verilmemiştir Duyrulur!!!

Comments 5 Yorum Var »

Efenim internetde olmazsa olmazımız Google ın ismi nereden geliyor biliyor musunuz? Bende geçen güne kadar bilmiyodum :) Google Hikayesi adlı kitabı okurken öğrendim. Google İsmi Googol dan geliyormuş aslında. Googol da 1 rakamı ile başlayıp 100 sıfırla biten bir sayıymış ve kelime Milton Sirotta tarafından üretilmiş. Larry Page(Googleın ortağı) ise Google ismini şöyle açıklıyor;
“Google çok uzun bir sayı demek. 1 rakamıyla başlayıp 100 tane sıfırla bitiyor. Tam isim aradığımız sıralarda bunu bulduk. Nasıl yazılacağı konusunda kafamız karışmıştı, açıkçası biz de yanlış yazmaya karar verdik. Bu matematiksel bir terim. Be G-O-O-G-O-L diye yazılıyor. Google’ın doğrusu bu. Şansımıza çoğu insan bunu bilmiyor”
İşte Google ismi buradan geliyormuş :) Kitapta birde ismi bulurkenki hallerini anlatam bir bölüm vardı ama o sayfayı bulamadım. :)

Comments 1 yorum Var »

Efenim blogumda bir kaç yenilik var ondan bahsetmek istiyorum. Birincisi 1 haftadır var ehsasında sağ tarafa bir tab ekledim. Blog istatistikleri ve Arşive ordan ulaşabilirsiniz. Aynısından birde alt tarafa yapacağım en yakın zamanda. Diğer 2 yenilik ise Volkan Alabaz sayesinde yaptığım, onun blogundan da aşina olacağınız ses ve vidyo eklentileri. Kendisine buradan bir kez daha teşekkür ediyorum yardımlarından dolayı. Ve Örnek vermek açısından bir vidyo ile ses dosyasını sizlerle paylaşıyım. Vidyo lise mezuniyetimde diplomamı alırken çekildi. Ses dosyası ise Sagopa Kajmerin Son albümü İkimizi Anlatan Bir Şeyin Outro Müziği…


Get the Flash Player to see the wordTube Media Player.

Comments 2 Yorum Var »

Efenim bugün babamın bir işi varmış Konakta. Benden rica etti yapar mısın diye bende tamam dedim. Öğlen kalktım uzun zamandır ilk defa dışarı çıktım. Malum ben asosyal ortamların sosyal insanı olduğum için garip geldi evden çıkmak. Havanın sıcaklığıyla dakika 1 terlemeye başladım ve ilk gördüğüm marketden bir Selpak aldım. Dolmuşa bindim ve dikkatimi birşey çekti. Neden bu dolmuşcular, taksiciler vs vs. böyle iğrenç arabesk şarkılar dinlerlerki. Adam öyle bir şarkı açmışki dedim iyiki Mp3 playerımı yanıma almışım. Tamamen bir rezalet. Öyle şarkılar dinleyince bir şey mi oluyor ki. Hani okulda sigara içen çocuklar daha fazla erkek olur ya o cinsten miki. Dolmuşcu arkadaşlara soruyorum cevaplayın :) Daha sonra Mp3 ümü açtık son ses Sagopa dinlerken dışarda insanları izlemeyi başladım ve bir şey daha dikkatimi çekti. İnsanlar çok aç kalmış galiba. Yani ne zaman bir kadın yolda yürüyor olsa 4-5 kafa işini gücünü bırakıp kadını izlemeye başlıyorlar. Ama öyle böyle değil resmen yiyorlar kadını. Ben dolmuşta kendimden utandım, bir de kadınların halini düşünsenize yazık valla. Ama bu hep böyle yol boyunca ne zaman bir kadın görsem arkasından bakan 5-6 erkek kafası görüyorum. Hani efenim şöyle derler ya manken gibi öyle olsa bir ihtimal diyecem :) Şişman ay pardon kalın kemiklere sahip kadınlara bile böyle bakıyorlar. Her nasıl olursa olsun bana çok kötü geldi. Konağa vardım etraf zaten çok pis, sonra bir de böyle esmer amaçsız gençler etrafda bekleşiyorlar. Ne için artık allah biliyor. İşi bitirdim evime döndüm, dönerken fark ettimki benim en iyi dostum Selpak :) . 20 sinde üniversitem başlayana kadar bir daha dişarı çıkmayı düşünmüyorum. Bir Kayıtla, sınava giderim heralde :) Asosyal olmak güzel şeymiş ya. Çok mutluyum çok :)

Comments 3 Yorum Var »

Çok uzun zamandır takipçisi olduğum mizahcı Cihan Demirci nin Blogunda yazdığı yazıyısizlerle paylaşmak istiyorum. Çok doğru ve içten geldi bana. Ayrıca Bekir Çoşkunun Bugünkü yazısınıda okumanızı öneririm.


Bakın ben de bu ülkenin vatandaşıyım. Eksiğim yok, fazlam olabilir. Belli ki sizinle neredeyse hiçbir konuda aynı görüşte değiliz. Yani sizin gibi düşünmüyorum. Sizin gibi yaşamıyorum… Sizin gibi davranmıyorum… Sizin gibi konuşmuyorum… Sizin üslubunuzdan da inanın çok sıkıldım. 45 yıla varan ömrümde ne başbakanlar, ne iktidarlar gördüm ama sizin gibisini hiç görmedim. Bakın üstelik tam 29 yıldır kaleminin beyin teriyle yazıp-çizen biriyim. Bu devletin bir tek kuruşu cebime girmedi. İşleyen bir sigortam bile yok. Bir gün olsun aldığım herhangi bir kredi de olmamıştır şu garip ömrümde. 29 yıllık yazar-çizerliğimin 26 yılı profesyonelce sürüyor. Üstüne üstlük mizah yazarı ve karikatürcüyüm. Yani sizin potansiyel şartlarınıza tam anlamıyla uyduğumu zannediyorum. O yüzden size diyorum ki; “BENİ DE KOVUN, EY BAŞBAKAN!

Ama kovmadan önce bana, bu denli zengin bir mizah malzemesi bulabileceğim, üstelik insanına bu denli baskı yapmayan, onu bu denli yorup, perişan etmeyen, özgür ve çağdaş bir ülke ayarlayın lütfen. Çünkü ben bunu beceremem. Yurt dışında ne başkalarının paralarıyla okumuşluğum vardır, ne de sırtı kalın dostlarım bulunur. Hatta zamanında oralarda kaldığım ve elime fırsatlar da geçtiği halde, oraların imkanlarını tepip, gene de bu topraklara dönmüşlüğüm bulunur. Bu topraklara değildir isyanım, o toprakların üstünü yaşanmaz bir hale getirenleredir. Bu ülkenin çok kazığını yesem de, çok acısını çeksem de, ülke olmasa da “ilke” sahibi olduğum için çoğu zaman görmezden gelinsem de, ona herhangi bir zarar vermişliğim de bulunmaz. Örneğin bugüne dek hiç kimseye “Ya sev, ya terk et” demişliğim yoktur. Faşizmden nefret ederim. Bana şöyle adam gibi yönetilen, abuk-subuk lafların havada uçuşmadığı, akla ziyan hareketlerin günde bin kez yaşanmadığı, insan onuruna sahip çıkan, yazarının-çizerinin üzerinde baskı kurulmayan, adam gibi bir ülke bulun da, ben de gideyim buralardan… Siz de rahat edin, ben de…

Mizahçı olduğum için zaten bu ülkede “azınlık” olduğumu hissettim hep. Ne anlamda azınlıksın derseniz, söyleyeyim; dürüst, namuslu, samimi, ilkeli, sözünü kimseden esirgemeyen bir kalem olarak azınlığım bu topraklarda… Bunu yıllardır biliyorum… Bu toprakların hakimi olanların benim gibi kalemleri istemediği artık çok açık… O yüzden damlardayım ya zaten epeyce bir süredir. O dam senin, bu dam benim dolanıp duruyorum… Aşağıların çok hoyrat, çok aşağılık hale gelmesi yüzünden kendimi damlara atıp da “Damdaki Mizahçı” olmamın başkaca bir nedeni yoktur… Belli ki bizler çok ama çok azınlık, sizler ise çok ama çoğunluksunuz artık bu topraklarda… Sizler arttıkça artıyor, bizler ise azaldıkça azalıyoruz bu topraklarda… O yüzden kurudu, o yüzden çatladıya zaten onca toprak… Kendi gibi olmayanları arasında istemeyen bir ÇOĞUNLUK hakim artık bu coğrafyaya!.. Bunu sürekli belli ediyorsunuz. Sürekli başımıza kakıyorsunuz. Sizin gibi düşünmeyeni kovmak en büyük eyleminiz… Sizin elinizde tutulan bir kafesin kuşu olacağıma, açın şu kafesimi de gideyim…Kalan ömrümü daha düzgün yerlerde bitireyim…Ama dediğim gibi bana bu denli zengin bir mizah malzemesi bulabileceğim, üstelik insanına bu denli baskı yapmayan, onu bu denli yorup, perişan etmeyen özgür ve çağdaş bir ülke ayarlayın. Bu tür ülkelerden pek anlamadığınızı biliyorum, o yüzden işim epeyce zor olacak belli ki…

Benim gibi başka insanlar da çıksın ve “BENİ DE KOVUN, EY BAŞBAKAN” desin diye yazdım bu yazıyı… Bekir Coşkun’un bu ülkede yaşadığı o korkunç yalnızlığın ortağı olduğum için yazdım bu yazıyı… Bakalım bu sesime eklenen yeni sesler çıkacak mı?.. Birbirini hep yanlış anlayan bir toplum olduğumuz için bakın bu sözlerim yanlış anlaşılmasın, birileri kovacağı için gideceğimiz yok bu ülkeden. Sadece durumun vahametine dikkat çekmektir derdimiz. Gelinen vaziyet o kadar vahimdir ki, bu sadece ülke boşluğuna atılmış insani bir çığlıktır… Benim ki belki de kovulacak insan sayısını ortaya çıkarmak, şu ülkede kaç kişiyiz kovulması gereken, onu bir görebilmek… Gerisi kovmayı düşünenlere kalmış… Bilmem anlatabildim mi?..

DAMDAKİ MİZAHÇI Cihan Demirci

Beyn sayesinde mime dönüşmüş bu yazı. Bende ortada bırakıyorum. Kendini azınlık hissedenler böyle düşünenler ekleyebilir bloguna.

Comments 21 Yorum Var »

ABD
Fairfax Country’de (Virginia) bir okul
Hindi sosisli iki sandviç
Patates kroket
Brokoli ve karnabahar(sos ile)
Süt
Kalori Değeri: 812
Fiyat: 2 dolar
Öğrencilerin Yaş Aralığı: 11-18
Öğlen Yemeğini Yemekhanede Yiyen Öğrencilerin Oran: Yüzde 50

Rusya
St. Petersburg’da bir okul
Borş(Çorba)
Dana kotlet
Karabuğday lapası
Elma Şırası
Kalori Değeri: 527
Fiyat: 21 Ruble
Öğrencilerin Yaş Aralığı: 7-17
Öğle Yemeğini Yemekhanede Yiyen Öğrenilerin Oranı: Yüzde 90

Japonya
Sapporo’da bir okul
Wonton miso çorbası
Badem ezmeli Çin Lahanası ve ıspanak
Nattou(mayalanmış soya fasulyesi)
Pilav
Süt
Kalori Değeri: 621
Fiyat: 190 Yen
Öğrencilerin Yaş Aralığı: 6-12
Öğle Yemeğini Yemekhanede Yiyen Öğrenilerin Oranı: Yüzde 100

Evet arkadaşlar bu ne diceksiniz şimdi. Bir dergide denk geldim koymuşlar yazmışlar böyle. İlgimi çekti ve sizle paylaşayım dedim yazarkende aklıma liseyi bitirdiğim okul hakkında da yazmak geldi. Yatılı olduğum için yemekhaneden yemek zorunluydu. Yemek değilde oranın parasını vermek zorunluydu.

Türkiye
İzmir’de Bir Okul :)
Kuru Fasulye
Pilav
Su
Kalori Değeri: 670
Fiyat: 4 YTL
Öğrencilerin Yaş Aralığı: 7-18
Öğle Yemeğini Yemekhanede Yiyen Öğrenilerin Oranı: Yüzde 10

Comments Yorum yok »

Ortalarda yine mimler dolaşmaya başladı. Bu seferki mimin konusu dekoratif insanlar. Beni mimleyen hensterın blogunu okurken aklıma direk bir reklam geldi. Bp reklamıydı sanırım, Şapkasız çıkmam abi diye. Uzatmadan bende sıralıyım bir kaç bişey,
Bir kere ilk pantalonumu alırım hatta giyerim
Cep Telefonum(olmazsa olmaz)
Hensterın dediği gibi ne kadar boş olsada cüzdan:)
Anahtarlarım (H)

Bende Punkthepump ı mimliyim.

Comments 4 Yorum Var »

Efenim blogumu ilk açtığımdan beri kullandığım headerım artık sıkıcı geldi ondan headerımı değiştirdim. İlk headerımı tasarlarken bir kuş resmi koymuştum. Sonra bir baktım o kuş benim logom olmuş. Ondan bu headerımada bir kuş koyayım bari dedim. Header değişti için üsteki menüyü bir süreliğine kaldırdım. Oraya uygun bir şey arıyorum. Fikirlerinize Açığım. Hayırlı olsun efenim :)

Comments 4 Yorum Var »

evden eve nakliyat evden eve nakliyat çiçek Estetik Baktabul.Com evden eve nakliyat Sohbet dizi izle
Estetik Emlak Jet - Satılık Evler dekorasyon youtube