Mayıs, 2007 için Arşiv

Sayın Erdoğan,

Bu bir teşekkür mektubudur. İktidarınızın sonuna geldik, sizin için
çok verimli, çok besleyiciydi ama en yakın arkadaşlarınızdan Sayın
Bülent Arınç’ın kelimeleriyle “Ne yazık ki bitiyor, yani keşke
ikinci defa seçebilme imkanımız olabilseydi. Ama bitiyor.”

O yüzden size bir teşekkür mektubu yazmak istiyorum.

Öncelikle size çok teşekkür ederim. Yaptıklarınız yüzünden Türkiye
Cumhuriyeti tarihinin en büyük mitinglerinin kahramanı olduğunuz
için… Milyonları size duydukları öfkede birleştirip sokaklara
döktüğünüz, bu vesileyle 4,5 yılda aşınan Türkiye’nin imajını Batı
basınında cilaladığınız için…

Size en içten teşekkürü borç bilirim… Türkiye’nin her yerinde, her
köyünde milyonlarca eve bayrak asılmasını, o bayrakların aylardır
asılı kalmasını sağladığınız için… Milyonların size duydukları
derin kinin intikamını çatışmada, kavgada değil de Türk bayrağında
bulmasına yol açtığınız, yeni nesillerin bayrağa sımsıkı
sarılmasına neden olduğunuz için…

Eşinizi de es geçmek olmaz… Ona teşekkürlerin tıpkı onun
kıyafetleri gibi en yaldızlısı, en cafcaflısını borçluyum…Türk
kadınını alyans sattırma pahasına kazanımlarına sahip çıkmak için
meydanlara çıkardığı için…

Oğlunuza da teşekkür etmeliyim…Yüzde 9′dan aldığınız işsizliği
yüzde 11,4′e çıkarmanıza rağmen bu ülkede hala alınteriyle gemi
alınabileceğini ispatladığı, gençliğe umut verdiği için…

Ya bakanlarınız…Hiç onları atlar mıyım? Teşekkürlerimi sunuyorum
onlara da…Yumurta fabrikalarıyla…Harem selamlık yemek
yedirdikleri
aileleriyle…Kaçak villalarıyla…Türkiye’yi Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi’ne şikayet eden eşleriyle…Haklarında verilen gensoru
önergelerine yaptıkları ucuz savunmalarıyla… Milleti isyan
ettirip,
uyuyan devi uyandırdıkları için…

Bir teşekkür de kankalarınıza…Mesela size her fırsatta destek
veren
Amerika Birleşik Devletleri’ne …. Irak’taki politikalarıyla Büyük
Ortadoğu Projesi’nin iç yüzünü bize gösterdiği için ….Ve elbette
Avrupa Birliği’ne…Unutulmaya yüz tutmuş imtiyaz kelimesini
dilimize
tekrar kazandırdığı, “Ver Kurtul”culara, ne kadar versek de
kurtulamayacağımızı gösterdiği için…

Mesleki teşekkürü de unutmamalıyım…40 kişiyi 4 sene önce bir anda
işten ayrılmak zorunda bırakıp, 1 sene evde işsiz oturtup, sonra
Kanaltürk’ün kurulmasına neden olduğunuz için… Bizi “Bir şey
yapmalı” diyenlerin sesi yaptığınız için… Kanaltürk’ü istemeyerek
de olsa tarihe geçirdiğiniz için…

Bir de Kanaltürk adına özür borçluyum size… Medyayı dört koldan
kuşatıp, tek sesli hale tam getirmişken, planlarınızı bozup,
milyonların “Satılmış Medya” diye bağırmasına yol açtığımız için…

Evet Sayın Erdoğan,

Sayın kelimesine kattığınız yeni anlamlar nedeniyle gönül
rahatlığıyla sayın da diyebiliyorum size artık. “Dağ dağa kavuşur
da bunlar kavuşmaz” dediklerimiz sayenizde buluştu… Daha da
buluşacak, buluşmayanlar da sandıkta birleşecek siz böyle devam
ettikçe…

Dediğim gibi , sizin için çok verimli, çok besleyici bir dört buçuk
yıldı. Ama iktidarınızın sonuna geldik… En yakın arkadaşlarınızdan
Sayın Bülent Arınç’ın kelimeleriyle “Ne yazık ki bitiyor, yani
keşke ikinci defa seçebilme imkanımız olabilseydi. Ama bitiyor.”

Çünkü takiye filan vız geliyor, uyandık sayenizde!!!

Melike İlgün

Comments Yorum yok »

Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü, kör oldum.
Yıkadılar, aldılar, götürdüler.
Babamdan ummazdım bunu kör oldum.
Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanın biri söndü
Gözümün biri söndü kör oldum.
Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
Söylelemesine maviydi kör oldum
Taslara gelince hamam taslarına
Taslar pırıl pırıldı ayna gibiydi
Taslarda yüzümün yarısını gördüm
Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?

Comments Yorum yok »

Eger 2007 yilinda yasiyorsaniz : 1. Mikrodalga firina kazara sifrenizi girersiniz… 2. Yillardir gercek kartlarla solitaire oynamamissinizdir… 3. 3 kisilik ailenize ulasmak icin elinizde 15 farkli telefon numarasi vardir… 4. Yan masanizda oturan kisiye e-mail atarsiniz… 5. Aileniz ve yakin dostlarinizla gorusememe nedeniniz email adresleri olmamasidir… 6. Uzun calisma temposunun ardindan eve gittiginizde telefonu hala isteyken cevapladiginiz gibi aciyorsunuzdur… 7. Evden bir yeri ararken dis hatta cikis yapmak icin 9 u tuslarsiniz… 8. Ayni masada 4 senedir calismaniza ragmen 3 farkli sirket icin calismissinizdir… 10. Sirketinizin kuculme kararini gece haberlerinden ogrenirsiniz… 11. Patronunuzun sizin yaptiginiz isleri yapabilme becerisi yoktur… 12.Televizyonda izlediginiz her reklamin altinda web adresi vardir… 13. Cep telefonunuzu almadan evden cikmak ki 15 yil once hic bir etkisi yoktu artik sizin icin bir panik nedenidir ve apar topar eve cep telefonunuzu almak icin geri donersiniz… 14. Sabah uyandiginizda kahvalti yapmadan internete girersiniz… 15.Bu yazilanlari onayliyor ve guluyorsunuzdur… 16. Daha kotusu bu e-maili kimlere ileteceginiz kafanizda hemen canlanmistir… 17. Listede 9 numaranin olmadigini fark edemeyecek kadar mesgulsunuzdur… 18. Yukari bakip 9 numaranin olup olmadigini kontrol etmissinizdir. ve simdi KENDINIZE GULUYORSUNUZDUR

Comments 1 yorum Var »

Nereye gitsem yanımda götürüyorum sevgimi ve nefretimi…

Her sabah yeniden sayıyorum kaç gündür görüşmediğimizi. Rüyalarımda görüyorum
karşılaştığımız anı, başımı çeviriyorum, bulamıyorum söyleyeceğim kelimeyi…

Nefretimle uykuya dalıp ve sevgimle kalkıyorum. Her sabah yeni bir güne başlasam
da, sensiz yeni bir hayata başlayamıyorum…

Sabahları cebime koyup “iyi ki”lerimi, “keşke”lerimi, pişmanlıklarımı, çıkıyorum
yola, günün bir saatinde “keşke”lerimi alıyorum, başka bir saatinde “iyi
ki”lerimi yanıma…

Bir cebimde ise hasretin hala duruyor, yapacak hiçbir şey bulamayınca kalbim bu
yorgun kelimelerden medet umuyor…

Senden gittiğimde sadece yaralandım sandım, aslında ruhum bedenimden ayrılmış,
geriye kalan bir et parçasıymış anladım…

Artık kiminle konuşsam ruhum sendeki gibi havalanmıyor, bugün kiminle tanışsam
kalbim sendeki gibi atmıyor…

Yanımdan geçen herkese sen misin diye bakıyorum, seni gördüğüm anda başımı
çevirip kaçıyorum. Senden uzaklaşmak için sana doğru koşuyorum…

Bir gün ararsan, açmayacağım diye kendime sözler veriyorum, her telefon
çaldığında sen misin diye heyecanlanıyorum. Seni aramamayı cesaret sanıyorum,
aramak mı zor aramamak mı bilmiyorum…

Hiçbir gelen senin yerini doldurmuyormuş, hiçbir giden senin kadar
acıtmıyormuş…

Sensiz bir hayatta da mutluluk yokmuş aslında, yokluğunun acısı sevgimden
büyükmüş aslında….

Comments Yorum yok »

dışardan bakıldığında ne güzel görürüz başkalarının hayatlarını..yüzlerinde gülücük gördük mü mutlu sayarız onları..eğlenceli olmaları her gece o bar senin bu bar benim gezmeleri onlar hakkında mutlu olduklarını düşünmemize yeter..oysa birde her insanın kimseye söylemediği kendi içine attığı dertleri vardır..hiçmi bir derdiniz olmadı sakladığınız..birinin omzunda ağlamak yerine,gözyaşlarınızı geceleri gizlice yastığınıza akıttığınız..herşey dışardan görüldüğü gibi basitmi sanıyorsunuz?oysa bilmelisinizki bazen bazı gülücüklerin arkasında gözyaşları saklanır..bir kahkahanın içinde kimbilir nice çığlıkları,başkaldırışları,feryatları vardır ruhun ALLAHA karşı..bir palyanço gibi düşünün hayatı..sahneye çıktığınızda oradaki insanları eğlendirmelisiniz..göreviniz bu..kimseye derdinizi çaktırmadan kahkahalar attırmalısınız..sahneye çıkar herkesi güldürür,hatta kendinden geçirirsiniz..göreviniz biter..sahne arkasına geçtiğinizde ise yalnızsınızdır..ah o yalnızlık..!insanın kendiyle kaldığı vicdanının sesinin en net duyulduğu anlar..!aslında insanın hayatıda belirli sahnelerle dolu..her sahnede farklı bir rol..işte bu hayatın kuralı..belkide bize ALLAHIN bir oyunu!


siz,siz olun..insanların mutlu olduğunu anlamak için gülücüklerine değil..gözlerinin içine bakın!sözlerine değil..ses tonuna bakın!

Yonja dan Ey-Love Nickli Kişinin blogundan Alıntıdır.

Comments Yorum yok »

*Bir gün bunalırsan ve sıkıntını paylaşmak istersen beni ara…İki elim kanda olsa da gelirim,sıkıntını yok ederim.
*Bir gün ağlayacak gibi olursan da ara beni..
Seni belki güldüremem ama söz veriyorum,senle birlikte ağlayabilirim.
*Bir gün uzaklara kaçmak istersen beni aramaktan çekinme..
Seni belki durduramam ama ,senle birlikte koşabilirim.
*Bir gün yüksek bir köprüden atlamaya kalkarsanda ara beni..
Senle birlikte atlayamam ama aşağda bekler seni tutabilirim.
*Bir gün herhangi bir konuda kararsız kalırsan ara beni..
Seni senden fazla düşünür sana fikirler verebilirim.
*Bir gün kimseyi dinlememeye karar werirsende ara beni..
Ağzımı açmayacağım we söleyemediklerini bile dinleyeceğim.
*Bir gün beni üzdüğünü düşünürsende çekinme yine ara beni..
Göreceksin,sana kıyamam,kızamam,üzemem seni affederim.
*Bir gün beni ararsan ve benden bir karşılık alamazsan Söz Wer= O zaman sen ulaşacaksın bana…
Çünkü o an bir meleğe gereksinim duyacağımı bilmelisin..

Comments 1 yorum Var »

(Sana bir hikaye anlatayım ister misin? 15 yaşındayken mahalledeki bir plakçıya giderdim. Orda çalışan biri vardı ve o benim ne sevdiğimi bilirdi. Ve birgün bana bir albüm vermişti. Eve götürüp pikaba taktım ve anında nefret ettim. Yani gerçekten nefret ettim. Sadece anlayamıyordum. Bu yüzden tekrar çaldım,tekrar çaldım sonra tekrar çaldım. Sonunda farkettim ki çalmadan duramaz olmuşum. O notaları dinleyip duruyordum. O gün şunu anladım. hayatım boyunca yapmak istediğim şey işte buydu. Anladın mı müzik yapmak.)
“Yalan-Günah
Kader-Yazi
Umut-Yarin
Yakin-Ölüm
Uzak-Tanri
Silah-Cahil
Biçak-Yalan
Yalan-Aci
Baci-Namus
Deprem-Kabus
Mahrem-Kadin
Adem-Nefes
Nefes-Zulüm
Kafes-Herkes
Töre-Köle
Tecavüz-Cinayet
İhanet-Cinayet
Cinayet-İdam
Rakam-Ölü
yaşam-Insan Dölü
Silgi-Azrail
Israfil-Haber
Nankör-Bilgi
Kayip-Zaman
Aşk-Metanet
Huzur-Cesaret
Delalet-Savaş
Hiphop-Sagopa”
bir pesimistin gözyaşları… 2003…2003…2003…2003…

Comments 1 yorum Var »

Bugünlerde nüksetti basım yine
Sağa çarptım sola çarptımhabire
Her yanım yara bere içinde kalbim
Hava bedava, su bedava değil
Hür demokratik
Parlamenter sistemde
Olağanüstü haller
Geçis dönemleri
Sıkıyönetimler
“simdi sırası değil”ler
Fikir suçları
İdam cezası
141-142
Adalet mülkün temeli
Çeliskiler keskinlessin diye
Böyle mi geçsin ömrüm?
Acil demokrasi
Acil demokrasi
Acil demokrasi
Acil demokrasi
Acil demokrasi
Acil demokrasi
Radyasyon meselesi
Ateistler, yesiller
Hor görülen cinsler
Nesli tükenen kaplumbağalar
84. madde
Beni ilgilendirmez
Varlığım varlığına
Armağan olmus bir kere
Çeliskiler keskinlessin diye
Böyle mi geçsin ömrüm?
Acil demokrasi
Acil demokrasi
Acil demokrasi
Acil demokrasi
Acil demokrasi

Comments Yorum yok »

evden eve nakliyat evden eve nakliyat çiçek Baktabul.Com Sohbet dizi izle
Estetik Emlak Jet - Satılık Evler dekorasyon youtube